Can Taner

17 Nisan 2015

Bizden Haberler

Bir büyüme tekniği olarak DAM Boost System

Bu ayın içerik planlamasını yaparken bir yıl öncesindeki ilk yazım Girizgah içinde verdiğim söz aklıma geldi. DAM Boost Sytem’i açıklayan bir yazı hazırlamam gerektiğini hatırladım ve başladım son bir yılda gün be gün olgunlaşan sistemi nasıl anlatırım diye düşünmeye. Ancak, sistemin çoğu kısmını zaten parça parça yazılarımızda çoktan anlattığımızı, bana aradaki noktaları birleştirmek kaldığını görünce “Bu turda kolay yazı bana denk geldi” dedim içimden. Bize bir kolaj yapmak kaldı yani 🙂

Kolaj dedik ama yapının en başındaki yani DAM Boost System’e geçişten önceki adıma atıfta bulunmadan, sürecin ortasına dalış yaparsak pek adil olmaz sanırım; DAM Evaluation System. Doğrusunu söylemek gerekirse bu satırları yazarken fark ediyorum ki en can alıcı noktalardan biri olan, hatta bize “Tamam mı? Devam mı?” dedirten sistemimizi henüz kendine ait bir yazıda detaylıca anlatmadık. Gerçi burada aslında bir paradoks da mevcut. Şöyle ki; DAM Evaluation System, içerisinde yer alan bir dizi soru ve o sorulara verilebilecek gelir geçer cevapları engelleyebilecek kontrol sorularına dayanıyor. E soruları söylersek ne anlamı kalır kontrol sorusunun değil mi? Neyse dediğim gibi bu sadece bir atıf, o yüzden asıl konumuza çark edelim.

DAM Boost System devreye alınacak adımına kadar olan tanışma, değerlendirme (evaluation system), eleme ve senkronizasyon adımlarını geçtik ve artık kolları sıvayabiliriz. Bunun için ilk önce bir kılavuza ihtiyacımız var. Çünkü her ne kadar değerlendirilecek başlıklar aynı veya benzer olsa da, her işletmenin hedefleri ve o hedefleri gerçekleme tanımlamaları farklılık göstermektedir. Masada oturan herkes bu değerler konusunda aynı şeyi düşünüp, aynı şeyi anlamaz ve bu amaçla çalışmazsa başarı hayalden öteye gidemez. Biz işte bu neden DMMP yani Digital Marketing Measurement Plan hazırlıyoruz.

Peki DMMP’yi hazırladık diyelim, sonra ne yapacağız? Bu noktada sitenizin/uygulamanızın röntgenini çekeceğiz. Yani evet hedef sağlıklı yaşamak olabilir ama bunun için reçete yazılmadan önce durumunuzu öğrenmeniz gerekmez mi? Tam da bu sebep ve hedefle AARRR analizine koyuluyoruz. Böylece, “Vaziyet nedir? Hangi metrikleri kullanacağız? Bu metrikleri DMMP’ye dönüp baktığımızda nereye bağlayacağız?” gibi soruların cevaplarını buluyor, eldeki “snapshot”‘tan ileriye doğru yürümeye başlıyoruz.

Nasıl gidiyor? Sihirli formülümüzü öğrenmeye hazır mısınız? O zaman okumaya devam…

Buraya kadar olan kısım işin temellerini atmak ve durum değerlendirmesinde bulunmaktan ibaretti. Şimdi gelelim işin makina dairesine. Hani biraz önce masanın etrafındakiler demiştim ya hatırladınız mı? İşte onlar bizim sizinle henüz senkronizasyon seviyesinde orada oturması gerektiğini size söylediğimiz kişiler. Bu start-up seviyesinde genelde kurucular olurken, grown-up müşterilerde hemen hemen her departmandan karar alıcı/iş bitirici konuma sahip birinin bulunması olarak özetlenebilir. Biz bu kişilerin oluşturduğu ekibe growth team diyoruz. Kısaca takım da diyebiliriz. Önemli olan takımın farklı disiplinlerden gelerek veriyi çeşitli açılardan (işletme yönetimi, yeni pazarlama teknikleri, vb.) yorumlayabilmesini ve buna göre aksiyon almasını sağlamak. Gelelim bunu nasıl yapacağımıza.

Herhangi bir aksiyon almadan, bir geliştirme, iyileştirme, özellik eklenmesi veya değiştirilmesi için aynı sistemi kullanma prensibine sahip olmalısınız. Fikir geliştirin, test edin, sonuçları analiz edin ve aksiyon alın. Sonra da başa dönün. Yani evet yalın iş yapış yöntemlerini kullanının. Bizim için fikri geliştirirken hipotez testi yöntemi bu safhayı verimli geçirmemizi sağlıyor. Ancak hipotezlerinizi A/B testine tabii tutacaksanız neler yapmamanız gerektiğine dikkat edin derim. Biz bunu başarabilmek için her gün kullandığımız teknik ve yöntemleri optimize ediyoruz. Test sonuçlarınızı değerlendirmek için doğru teknikleri kullanabiliyor olmanız da hayati önem taşıyor. Örneğin Cohort analizi yapabilmek,  Atrribution model ile veriyi değerlemeyi başarabilmek tahmin edemeyeceğinizi “aha” anını size yaşatabilir. Tabii ilk önce veriyi doğru edinebiliyor olmanız lazım. Örneğin bu yazıyı tamamladıktan sonra Analytics Taxonomy dokümanını açıp müşterimiz için belirlediğimiz yeni eventleri Google Tag Manager üzerine gireceğim.  “Biz henüz veri nedir onu anlamıyoruz ne GTM’i arkadaşım?” diyenler için buradan buyrunuz diyorum.

Özetlersek;

DMMP ile yola çıktık, AARRR ile röntgen çektik, hipotez testleriyle (burada çoğunlukla A/B testini kullanarak) takımca geliştirdiğimiz hipotezlerin gerçekliğini ölçtük, öncesinde veri edinme yapısını hazır ettiğimiz (GTM) için elde bulunan verileri çeşitli teknikleri kullanarak (Attribution model, DDDM, cohort, vb.) anlamlandırdık. Sonuç olarak aksiyonlar alıp ölçmeye ve her seferinde daha iyi sonuçlar almaya odaklandık.

İşte DAM Boost System bu. Ne dediniz? “E zaten biz bu yöntemleri biliyoruz? Bunlar da bir yenilik yok ki?” E biz de zaten öyle bir yenilikten bahsetmedik ki! Önemli olan bu parçaları bir araya getirebilmekti. Biz bunu yapmayı başardığımıza inanıyoruz. Zaman ne kadar doğru düşünüp düşünmediğimizi gösterecektir.

Sihirli formül vardı bir de doğru. Yok öyle bir şey! Tek sihirli formül takım olabilmek, hızlı ve efektif çalışabilmek. Her sistem ve her teknik bunu sağlamak için vardır.

Son olarak yol haritamızı paylaşmanın uygun olacağını düşündüm. Hem yol haritamız hem de operasyon şekillerimiz her gün gelişmeye devam ediyor, edecek. Biz de bu yazıları yazmaya devam edeceğiz. Sonraki yazımızda görüşmek üzere.

DAM Growth Hackers Yol Haritası

 

 

ETİKETLER